|
Yöresel müziği,
dansları ve efsanevi halk edebiyatı ile zengin Anadolu Folklorunun en güzel
örneklerinden birine sahip olan Fethiye, içinde yer aldığı Teke Yarımadasının
yöreye has tipik folklorik
özelliklerini taşır.
Fethiye köyleri
geniş ve dağınık bir araziye dağılmışlardır. Halkın çoğu hayvancılık ve
çiftçilikle geçinir. İlkbaharda sahil köylerinin dayanılmaz sıcaklığından
korunmak için yaylalara göç edilir. Torosların başı bulutlara varan 1000 – 1200
metre yüksekliğindeki yaylaklarında el dokuması keçi kılı çadırlarda geçirilen
beş altı aylık yaz dönemi sonunda, sonbaharda ise tekrar Fethiye’deki sahil
köylerine dönülür. Fethiye folklorunda tarlanın, yayla göçlerinin büyük etkisi
vardır.Atasözlerinde, deyimlerinde ve türkülerinde bunları görmek mümkündür.
Örneğin çekirge baskınları, çeteler, tütün tarlaları, pınarlar, bahçeler dile
getirilmiştir. Atasözleri ve bilmecelerinde de tarım ve hayvancılık ön planda
yer alır.
Fethiye’de
türküler, danslar, şiirler sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan yayla
göçlerini, sevdalıların hasretlerini, ölümün acısını, kısaca yaşamı
anlatır.
Rengarenk
giysileri, kimi zaman durgun kimi zaman kıvrak hareketleriyle Fethiye Halk
Oyunları bazen bir sevda öyküsü olarak çıkar karşımıza, bazen bir gelin kınası
yakılırken gelinin duyduğu hüzünlü sevinci olur. Fethiye müzik ve enstrümanlar
konusunda da zengin bir yapıya sahiptir.
ÜÇ TELLİ: Saz ailesinden bir enstrüman olup
yüzyıllardan beri Fethiye ve yöresinde yapılan ve çalınan otantik bir
çalgıdır.
SİPSİ: Nefesli sazlardan, su kamışından yapılan ve
dolmakalem büyüklüğünde bir çalgıdır. Sesi tulum ve gaydaya benzer özellikler
taşımaktadır. Fethiye-Üzümlü yolu üzerindeki Ağaltı Deresindeki kamışlardan en
kaliteli sipsiler üretilmektedir.
KABAK KEMANİ: Gövdesi su kabağından, sapı ise ağaçtan
yapılan üç telli bir yaylı enstrümandır. Atın kuyruk kılından yapılan bir yayla
çalınır.
DELBEK: Bir nevi zilsiz tef görünümünde yalnızca
hanımlar tarafından çalınmakta olan bir enstrümandır. Daha çok yöresel
düğünlerde ve kına gecesi merasimlerinde davul, zurna yanında delbek de
çalınmaktadır.
Fethiye ezgileri
ise başlıca iki grupta incelenebilmektedir.
GURBET HAVALARI: Teke yöresine özgü bir uzun hava
türüdür. Yalnızlık, gurbe ve hasret temalarını işler. Kabak kemane, cura,
bağlama, sipsi ve zurna eşliğinde icra edilir. Başlıca gurbet havaları arasında
Çörten Boğazı, Ümmü Kız ve Bozca Dugguk sayılabilir.
TÜRKÜLER VE OYUNLAR: Başlıca 6 grupta ele
alınırlar:
- Semahlar: Günlükbaşı mevkiinde yerleşmiş Türkmenlerin,cem
toplantılarında çalıp söyleyip oynadıkları dinsel içerikli rakslardır.
Kadınlı, erkekli ikişer veya dörder olarak karşılıklı oynanır. Örnek: Yüce dağ
başında bir koyun meler, Hüseyinim Geliyor...
- Kadın Oyun Havaları: 9 zamanlı sözlü oyunlardır. Örneğin.
Sarıca’da buğday, Al yazmamın oyası...
- Kına Havaları: Geline kına yakarken söylenen ezgilerdir.
Örnek: Bazarda bal var gelinim, Getirin kına yakalım, Zeytin Dalı gevrek
olur...
- Dinleti Türküleri: Akşam toplantılarında söylenen
türkülerdir. Örn: Mendil serdim urgana, Altaydır dağda gezerim, Evlerinin önü
guyu...
- Sözlü Kıvrak Oyunlar: 9 zamanlı ritmle icra edilen halk
türküleridir. Örn: Yayla Yolları, Bahçalarda kum darı, Çekirgenin uçkuru,
Kabardıç...
- Enstrümantal Oyun Havaları: Sözsüz oyun havalarıdır, 9
zamanlı olanları yaygındır. Örn: Ağır Beşkaza, Kıvrak Beşkaza, Ortaköy Oyun
Havası...
Fethiye yöresinin özellikle dağ
köylerinde düğünlerde ve bayramlarda ayrıca seyirlik oyunlar da oynanmaktadır.
Bunlardan bazıları Arap Oyunu, Tilki Oyunu, Deve Oyunudur. Seyirlik oyunlarda
bayanların erkeklerin yanında oynaması ayıp sayıldığından erkekler kadın
kılığına girerek oyunlarını oynarlardı
Arap Oyunu: Meydana bir düğün ateşi yakılır. Kadın
giysisi giyen erkek oyuncu iki efe tarafından kaçırılır. Aynı efeler kaçırıp
sakladıkları kadını bulması için arap rolündeki oyuncuyu zorlamaya başlarlar.
Arap kadını ‘Dede’nin sakladığını söyler. Dede de kadını tanımadığını söyler ama
az sonra kadını davul zurna eşliğinde oynatarak meydana getirir. Herkes birlikte
oynamaya başlar.
Tilki Oyunu: Meydanda yakılan düğün ateşinin önünde
kadın kılığın giren erkek oyuncu ve efesi oynamaya başlarlar. Bu arada
izleyenlerin arasından bir horoz sesi gelir. Kalabalığın arkasından üstüne çul
atılarak tilkiye benzetilmiş birisi tilki sesi çıkararak ulumaya başlar.
Tilkinin üstündeki çula ve kuyruğuna gaz yağı dökülmüştür. Oyun hareketlendikçe
horozun sesi kuvvetlenir. Bu arada tilkinin kuyruğu ateşlenir ve tilki yanmaya
başlar. Yanmakta olduğunu fark edemeyen tilki horozu yemek için seyircilerin
arasında kovalamaya başlar. Ve oyun böylece biter.
Deve Oyunu: İki
kişi merdiven, eğri bir ağaç, kilim, kaşık, yastık ve çan kullanılarak deveye
benzeyecek şekilde giydirilir. Devenin kulakları yerine kaşık, gözü yerine at
gözlüğü bağlanır, Boynuna büyükçe Güldürek diye adlandırılan bir çan asılır.
Başının yan taraflarına da üçerli veya dörderli ziller bağlanır. Devenin sırt
kısmına bir kilim örtülür. Kuyruk yerinede örülmüş bir ip veya bir bez parçası
iliştirilir.
Deveci, devenin
ipini tutarak yarenliğin sonuna doğru ‘Höst’ diye bağırarak meydana girer.
Davullar hızlanır, oyun havaları çalmaya başlar. Bütün gözler artık devenin
üzerindedir. Deve ve deveci gelin ile birlikte oynamaya başlar. Bu arada bir
çocuk deveye vurur ve deve huysuzlanmaya başlar. Öterek seyircilerin üstüne
doğru yürümeye başlar. Devenin bu davranışı yarenliğin sonunun geldiği anlamını
taşır. Gençler ayağa kalkarak deveyi kızdırmaya devam ederler. Deve kızdıkça
hırçınlaşır, önüne çıkanı devirmeye, ayaklarına basmaya ve ısırmaya başlar ki
devenin hiddetine uğramak istemeyen herkes yavaş yavaş ortalıktan
çekilir. gofethiye hotelsinfethiye
FETHİYE’DE YÖRESEL
GİYSİLER
Gelenek ve
göreneklerine çok düşkün olan dağ ve yayla köyleri ile Fethiye şehir merkezine
uzak olan Seki ve çevresi köylerinde yaşlı kadınlar hala yöresel giysileri
giymekten vazgeçmemişlerdir. Eski erkek giysilerine ise hiç
rastlanmamaktadır.
ERKEK GİYSİLERİ: Başta şapka yada açık başlık; iç
çamaşır olarak el tezgahlarında dokunmuş, el ile dikme, uzun kollu, geniş beden,
beyaz gömlek, iç donları topuğa kadar uzun, beyaz dokuma bezden dikilir, topuğa
gelen kısmı işlemelidir. Gömlek üzerine zıbın ve zıbının üzerine de cepken
giyilir. Zıbının kolları düğmesiz, ön kısmı açık, kolları ve yakaları kaytanla
işlemelidir. Zıbının üzerine giyilen cepkenin kolları ve ön kısımları kaytanla
işlenmiştir. İç don üzerine siyah yünden dokunan kumaştan yapılmış çakşır
giyilir. Uçkurlarının uç kısmı işlemelidir, bağlandıktan sonra dışarıda aşağıya
doğru sallanır. Çoraplar pamuk veya yün ipliğinden elde örülür. Ayakta çarık ve
mali durumu iyi olan ailelerde ise yemeni görülmektedir. Belde kuşak vardır.
Yaşlandıkça kuşak, göğüs hizasına kadar sarılır. Kuşağın kullanılmasındaki temel
amaç, belin sağlam tutulmasını sağlamaktır.
KADIN GİYSİLERİ: Başa tepelikli takkeler giyilir.
Takkenin etrafına altın dizilmiş çelgi takılır. Ayrıca takkenin üzerinde
gümüşten yapılmış ‘Savruk’ adı verilen tepelik bulunur. Bunun da üzerine
tezgahlarda dokunmuş ‘Dastar’la baş örtülür veya sarılır. Takkenin düşmemesi
için boyun altından geçen ipten bir de tutamak bulunur. İç çamaşır olarak
‘Bürümcük’ yada pamuk ipliğinden dokunmuş, uzun kollu geniş beden gömlek
giyilir. Bunun üzerine giyilen üç etek üç parçadan yapılır. Üç eteğin üzerine
yelek giyilir. Yeleğin kolları ile ön kısımlarının uçları kaytanla işlemelidir.
Bunlar Şamalacası, Kaşıksakı, Kutumdan yapılır. Göğüslerin derli toplu
durmalarını sağlamak amacıyla yeleğin ön ve alt kısmının uçları birbirine düğme
ile gövdeyi saracak şekilde tutturulur. Ayrıca zengin ailelerin giydikleri
‘DOMİTOKA’ adı verilen bir başka çeşit üç etek daha vardır. Bunun diğer
üçeteklerden farkı kumaşının daha iyi ve pahalı olması, kol kısmında dirseğin
alt kısmından aşağı doğru sarkan bir parçanın bulunmasıdır. Bunun kumaşı gayet
açık ve dikkat çekici renklerden seçilir ve gümüş simli sırmalarla işlenir.
Belden aşağıya renkli basma veya ipekli kumaştan yapılmış şalvar giyilir. Bel
kısımları beyaz bezden, uçkurları işlemeli olur, paçası büzmelidir. Ayaklara
köseleden yapılmış, altı kabaralı kundura giyilir. Kunduraların içine giyilen
çoraplar yünden ya da pamuktan desenli olarak yapılır.
fethiye
turkey
|